|
Hele can boğaza gelip dayandığında, Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz, Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz. (Vakıa Suresi, 83-85)
işte asıl olay bu yerde yatan bir yakınınız ve yanı başında azrail . Allah c.c. buyuruyor “ sizler bakıp dururken biz ona sizden daha yakınız “ daha yakın olanından yardım istemek için önce bir tanışıklık ve dostluk olmalı . peki yaşarken Allah ı anmayı hep unutan biz nasıl olurda ölüm anında yardım isteyeceğiz ? yani kişinin birinden bir şey isterken yüzü olmalı bu sebeple de hayatta ve geniş zamanda Allah ı çokça hatırlamalı ve anmalıyız .
" en şanslı kişi odur ki kıyamet günü amel defterinde bolca estağfirullahelazim yani istiğfar sözü bulunur " hadisi şerifi bize yeterli bir işaret değilmi ?
buyrun bir adım ötesine geçelim ve öldük sayalım. mezarımızda yattık ve aniden gök gürültüsünden daha şiddetli bir ses kabir melekleri sorgu ve suale geldiler . olay şu kişi korku anında en çok tekrar ettiği şeyi söyler . peki biz günlük hayatta en çok neyi tekrar ediyoruz ? ay vay vb sözler değimli ? o zaman Allah ı sıkça anacağız ki ölüm anında ve kabirde ilk aklımıza Allah demek gelsin…
sorgu sualimizi bitirdik ve geldik öte aleme . artık şaki yahut said iz . şaki olduğumuzu yani cehennemlik olduğumuzu varsayalım . ardımızda kalanlardan ne isteriz ? dua ve bolca hayr değil mi ? ağlamaları , hiç temizlenmemeleri , kirli elbiselerle gezmeleri , düğünlere gitmemeleri veya gülmemeleri bize fayda sağlarmı ? asla sağlamaz . o zaman bizlerde önden gönderdiklerimizin halini bilmediğimiz için onların ardından sadece hayr yapacak ve hayr konuşacağız . veren ve alan Allah . o zaman isyana dalmayacağız .
" hiç bir yaratılan yoktur ki Allah ondan aldığının yerine kendisine daha hayırlısını vermemiş olsun "
Allah c.c. meleklerine seslenir : falan kulumun evladını canının meyvesini hayatının tadını elinden aldım o bunu nasıl karşıladı ?
melekler derki : Allahım inna lillah ve inna ileyhi raciun ( Allahtan geldik ve Allaha döneceğiz ) dedi ve hamdetti sana şükürler etti veya Allahım isyan etti ve sana nasıl alırsın dedi . işte o zaman Allah c.c. buyurur ki o kula ne aldığımız geri verilecek ne de ona cennetten yer nasip olacaktır . akıllı kişi şunu düşünür ; giden gitti ve geri gelmeyecek bari kaybettiğimden kendime bir pay çıkarayım . zaten ölenin geri gelmesi söz konusu değil ve şu da vardır ki ya o ölen kişi daha kötü haller üzere ölseydi ? ölüm şekline de hamdetmek ve Allahım sen bizi belasız ölümlerle imtihan et demek güzeldir . sevdiğimiz birinin ölümüne ağlarken şunuda düşünmemiz lazım “ ya onu öldüren biz olsaydık veya onu öldüren başkası olsaydı ve delilsizlikten çıkıp sokaklarda gezeydi “
Allah herşeyin en güzelini bilendir . o zaman ölümlere hamdedeceğiz ve diyeceğiz ki Allahım beterinden koru . bazen bazı yakınlarımız için kendimiz ölümü temenni ederiz .keşke ölseydi ve bu acıları yaşamasaydı deriz . ya o yakınımız ölmeyipte acılar içinde kıvranıp bizden yardım dilenseydi . bize beni zerre kadar seviyorsanız ne olur beni öldürün deseydi . bu söze ve bu acıya kaç dakika dayanacak yüreğimiz var ? veya buna dayanırım diyebilenimiz varmı ?
Madem ki Allah ölümü verdi ve beraberinde sabrı verdi . " Allah size taşıyamayacağınız yükü yüklemez " ayeti kerimesi mucibince hareket edeceğiz . çevrede söz olsun torba dolsun diye konuşan kişi çok olur sizin ocağınız yanarken o sigarasını yakmanın derdindedir . “ yok işte şöyle gülerdi , şöyle gelir şöyle giderdi , yok şunu severdi vb sözler “ kardeşim o öldü ve sıra sende giden gitti ve sen dön kendine bak . eğer ölen kişi cennetlikse cennette Allah rasulu s.a.v. in sohbet halkasında oturmuş sohbet dinliyor sen ne yapıyorsun ? o kabir kendisine bir cennet bahçesi ve o gülüp eğleniyor sana ne oluyor ? ölüm sırası sana geldi sende kalk ve uyan üzerindeki gaflet elbisesini soy ve düşün . şuan öldüm de kendine en son yaptığın işin üzerinde öldün Allahın huzuruna o halde çıkmaya yüzün varmı ?veya o hal üzere sevdiklerin cesedini bulacaklar . sevdiklerine seslenme , sarılma , onunla paylaşma olayın yok ve bitti öldün sen . çokmu uzak ölüm.
" ölüm sizlere en yakın şeydir fakat siz bilmesiniz " ölen öldü ve geriye kalana sabır hediye edildi
" hiç bir anne - baba yokturki evlatları ellerinden alınır ve onlar sabredip cenneti kazanamazlar "
evladı ölen anne ve baba sabreder ve cennete girer . cennet kolaymı tabiî ki sert imtihanlarla sarsılacaksın. akıllı düşünen bilirki giden gitti ve geriye kalana düşen görev bellidir . sabretmek ve hamdetmek.
bir kıssa anlatalım : çok fakir biri bir gün yerde padişaha ait bir elmas bulur . bunu gözünden sakınırken bir gün derki bu elmasın hatırına beni eşkiyalar soyar belkide öldürürler . o zaman ben elması sahibine vereyim o da bana armağanlar versin böylelikle hayatımı daha rahat ve korkusuz yaşarım . almış elması çıkmış padişahın huzuruna : padişahım bu elmas size ait ben onu çok sevdim ama biliyorum ki asıl sahibi sizsiniz buyrun elmasınızı der . padişah adamın kıyafetine bakar ve derki : bu elmas senin hayatını kurtarabilirdi neden bana getirdin ki ? o kişide cevap verir : padişahım o sizindi ve sahibi sizdiniz o yüzden size getirdim . padişah emreder ve o kişi evlat ve yakınlarıyla birlikte saraya alınır ve sarayda çalışmaya başlar . dönüp elması verme diyenlere derki nasılsa birgün o elmas elimden çıkacaktı ya ben kaybedecektim , ya soyulacaktım , yahut hırsız çalacaktı , belkide ben ölürdüm ve sonuçta elmas elimden çıkardı . ama ben bunu asıl sahibine vererek kendimi ve tüm ailemi belki de onların soyundan gelen herkesin hayatını rahatlıkla yaşamasını sağladım . o elması satsam bu kadarını bana veremezdi …..
bakın bakalım size Allahın cenneti vermesinden daha değerli bir şey verebilecek tek yakınınız veya tek varlık varmı ? o zaman elmas dediklerimizi asıl sahibine yani Allaha verip biz bize verilecek mükafatı bekleyelim . o elmasın ardından bağırıp çağırsa ve padişaha isyan etse idi o kişi ancak padişahın askerlerinden dayak yer ve zindana sürülürdü .
Akıllı kişi ne yapacağını bilir. . .
|